Diyarbakır'a kimler Diyarbakır der ?

Sarp

New member
Diyarbakır’a Kimler Diyarbakır Der? Amed, Diyarbekir ve Şehrin İsimleri Üzerine

Diyarbakır’a Kimler Diyarbakır Der? Amed, Diyarbekir ve Şehrin İsimleri Üzerine

Bir şehir düşünün: Aynı yere bir kişi “Diyarbakır” derken başka biri “Amed”, bir başkası “Diyarbekir”, tarih çalışan biri ise “Amid” diyebiliyor. Üstelik bunların hiçbiri yalnızca telaffuz farkı değil. Kullanılan isim, kişinin konuştuğu dile, ailesinden öğrendiği kelimelere, yaşadığı yere, tarih bilgisine, siyasi ve kültürel çevresine hatta şehirle kurduğu duygusal bağa göre değişebiliyor.

Bu yüzden “Diyarbakır’a kimler Diyarbakır der?” sorusunun cevabı aslında “Amed diyenler kim?” sorusuyla birlikte düşünülmeli. Çünkü mesele sadece hangi kelimenin doğru olduğu değil; hangi bağlamda hangi ismin tercih edildiği meselesi.

Önce temel bilgiyi ortaya koyalım: Türkiye Cumhuriyeti’nin günümüzdeki resmî şehir adı Diyarbakır. Buna karşılık Kürtçe kullanımda Amed yaygın bir karşılık olarak karşımıza çıkıyor. Tarihsel kaynaklarda ise Amid, Amida, Diyarbekir ve başka biçimlerle karşılaşıyoruz. Diyarbakır Büyükşehir Belediyesi de kendi tarihçe sayfasında kentin tarih boyunca Amida, Amidi, Amid, Kara-Amid, Diyar-Bekr, Diyarbekir ve Diyarbakır gibi farklı adlarla anıldığını belirtiyor.

“Diyarbakır” diyenler kimler?

Bugünkü Türkiye’de Türkçe konuşan insanların büyük bölümünün kullandığı isim Diyarbakır. Bunun en basit nedeni, güncel resmî adın bu olmasıdır. Devlet kurumları, karayolları, havaalanı, üniversiteler, resmî istatistikler ve ulusal haber metinlerinde şehir genel olarak Diyarbakır adıyla geçer.

Bu nedenle İstanbul’dan, Ankara’dan, İzmir’den veya Türkiye’nin başka bir kentinden gelen ve Türkçe iletişim kuran bir kişinin “Diyarbakır” demesi son derece olağandır. Aynı durum şehirde yaşayan ve gündelik iletişiminde Türkçeyi kullanan insanlar için de geçerlidir.

Burada önemli bir ayrıntı var: “Diyarbakır” demek kişinin belirli bir siyasi görüşe veya etnik kimliğe sahip olduğunu göstermez. Bir insan aileden böyle öğrenmiş olabilir, resmî adı tercih ediyor olabilir veya sadece Türkçede en yaygın kullanımı kullanıyor olabilir.

Üstelik “Diyarbakır” adının kendisi de çok yeni bir kelime değildir. Kentin geçmişte Diyar-Bekr ve Diyarbekir biçimleriyle anıldığı biliniyor. Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın Diyarbakır tarihçesinde de kentin Amida, Amid, Kara-Amid, Diyar-Bekr, Diyarbekir ve Diyarbakır adlarını aldığı belirtiliyor.

Yani bugün “Diyarbakır” diyen kişi, şehrin tarihinden kopuk bir isim kullanıyor demek doğru olmaz.

Peki Amed diyenler kimler?

Amed, özellikle Kürtçe konuşan veya Kürt kültürel çevresiyle güçlü bağ kuran kişiler arasında Diyarbakır için kullanılan addır. Akademik çalışmalarda da Amed kullanımının yalnızca coğrafi bir isim olarak kalmadığı, bazı bağlamlarda kültürel ve toplumsal kimlikle ilişkilendirildiği görülüyor.

Dicle Üniversitesi bağlantılı bir çalışmada Vedat Koçal, Amed ifadesinin zaman içerisinde Diyarbakır’la ilişkili kültürel ve toplumsal kimliğin sembollerinden biri hâline geldiğini tartışıyor. Çalışmada Amedspor gibi örneklerin de bu sembolik anlamın şehir dışına taşınmasında etkili olduğu belirtiliyor.

Burada “Amed diyen herkes aynı düşüncededir” şeklinde bir genelleme yapmak ise yanlış olur.

Bir kişi Amed diyebilir çünkü ailesi Kürtçe konuşuyordur. Bir başkası bunu kültürel aidiyet nedeniyle tercih edebilir. Başka biri için ise Amed, çocukluğundan beri duyduğu doğal şehir adıdır. Bir başka kişi de bunu özellikle siyasi bir bağlamda kullanabilir.

Dolayısıyla aynı kelimenin farklı kişilerde farklı anlam katmanları taşıması mümkün.

Amed gerçekten eski bir isim mi, yoksa yeni bir siyasi kullanım mı?

Bu konu tartışmanın en fazla karıştığı noktalardan biri.

Tarihsel açıdan bakıldığında kent için Amid/Amida gibi adların çok eski kaynaklarda geçtiği konusunda güçlü tarihsel kayıtlar bulunuyor. Türk Tarih Kurumu tarafından yayımlanan Mehmet Mehdi İlhan’ın çalışması, 16. yüzyıldaki Osmanlı kayıtlarında “Amid” adının kullanıldığını ve sancağın tarih boyunca Bizans, Arap, Selçuklu, Artuklu, Eyyubi, Akkoyunlu ve Osmanlı gibi farklı siyasi yapılar tarafından yönetildiğini ortaya koyuyor.

Fakat buradan doğrudan “Bugünkü Amed kelimesi bütün tarih boyunca aynı biçimde kullanıldı” sonucunu çıkarmak da doğru olmaz.

Çünkü Amid, Amida ve modern Kürtçe Amed arasındaki dilsel tarih, basit bir “tek kelime hiç değişmeden günümüze geldi” hikâyesinden daha karmaşık. Günümüzde Amed, Kürtçe kullanımda Diyarbakır’ın karşılığı olarak yerleşmiş durumda. Güncel Diyarbakır Büyükşehir Belediyesi sitesinin Kürtçe sayfasında bile şehrin adı “Amed” biçiminde kullanılıyor.

Dolayısıyla iki ayrı şeyi birbirinden ayırmak gerekiyor:

Birincisi: Kentin tarihsel adlarının Amid/Amida gibi biçimlerde belgelenmiş olması.

İkincisi: Modern dönemde Amed kelimesinin Kürtçe ve kültürel-siyasal kullanımının yaygınlaşması.

İkisini aynı şeymiş gibi anlatmak, konunun tarihsel tarafını gereğinden fazla basitleştirir.

Diyarbekir diyenler nerede duruyor?

Bence tartışmanın çoğu zaman gözden kaçan üçüncü ayağı Diyarbekir.

Çünkü “Diyarbakır mı Amed mi?” ikilemi kurulduğunda sanki şehir tarih boyunca sadece bu iki isimle anılmış gibi bir izlenim oluşuyor. Oysa Diyarbekir/Diyarbekir kullanımı özellikle tarihî ve kültürel metinlerde karşımıza çıkıyor.

Diyarbakır Büyükşehir Belediyesi’nin tarihçe sayfasında da Diyar-Bekr ve Diyarbekir biçimleri açıkça sıralanıyor. Ayrıca Osmanlı dönemine ilişkin akademik çalışmalarda “Amid” adıyla birlikte bölgenin tarihsel kayıtları inceleniyor.

Bu nedenle yaşça büyük bazı ailelerde, eski kitaplarda, tarih anlatılarında veya şehir kültürüne ilişkin konuşmalarda “Diyarbekir” kelimesini duymak şaşırtıcı değil.

Hatta bazı insanlar için “Diyarbekir” kelimesinin kendisi bir nostalji taşıyabilir. Burada isim, yalnızca haritadaki bir noktayı değil; eski şehir, aile geçmişi, çocukluk anıları ve geçmiş kuşakların konuşma biçimini de çağrıştırabilir.

Kadınlar ve erkekler bu konuya farklı mı bakıyor?

Bu başlıkta dikkatli olmak gerekiyor. “Erkekler şöyledir, kadınlar böyledir” diye kesin hükümler vermek hem bilimsel açıdan sorunlu hem de gerçek hayattaki çeşitliliği görmezden gelir.

Ama forum tartışmasını ilginç hâle getirmek için iki farklı bakış açısını karşılaştırabiliriz.

Gündelik hayatın pratik tarafına daha fazla odaklanan bazı kişiler için soru oldukça basit olabilir: “Resmî adı ne? Adres verirken, bilet alırken, kargo gönderirken, iş başvurusunda bulunurken hangi isim kullanılıyor?” Bu yaklaşımın cinsiyetten bağımsız biçimde erkeklerde de kadınlarda da bulunması mümkün.
 
Üst